Tüm yazılar
29 Mayıs 2026·6 dk okuma·Av. Berk Mete Karaçil

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davası: Hangi Yol, Ne Zaman?

Borçlu ödeme emrine itiraz edip takibi durdurduğunda alacaklının önünde iki ayrı yol açılır: genel mahkemede itirazın iptali (İİK m. 67) ve icra mahkemesinde itirazın kaldırılması (İİK m. 68). İki yolun belge şartı, süre, görevli mahkeme ve tazminat bakımından farkları açıklanmıştır.

İki yol, tek soru: elinizdeki belge ne diyor?

Borçlu ödeme emrine itiraz edip takibi durdurduğunda, alacaklının önünde birbirine benzeyen ama sonuçları çok farklı iki yol açılır. İtirazın iptali genel mahkemede açılan bir davadır, alacağın esasını çözer ve İİK m. 67'ye dayanır. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde, dosya üzerinden ve İİK m. 68 ile m. 68/a'ya göre yürüyen, belgeye bağlı hızlı bir incelemedir. Hangisinin seçileceğini belirleyen şey, elinizdeki alacağın hangi belgeye dayandığıdır.

Bu ayrım teorik değil. Yanlış yolu seçen alacaklı ya davasını reddedilmiş bulur ya da aylarca süren bir yargılamaya gereksiz yere girer. O yüzden ödeme emrine itiraz geldiği anda sorulacak ilk soru şudur: senet, çek, noter belgesi gibi İİK m. 68'in saydığı bir belgem var mı, yoksa elimde sıradan bir fatura ya da sözlü sözleşme mi?

Takibin nasıl başlatıldığını ve ilamsız takip yolunun işleyişini henüz görmediyseniz icra takibinin nasıl başlatıldığına ilişkin açıklamalara bakabilirsiniz.

İtirazın iptali davası (İİK m. 67)

İtirazın iptali, alacaklının itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede açtığı davadır. Burada "genel mahkeme" sözü önemli; uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi görevlidir. İcra mahkemesi bu davaya bakmaz.

Davanın özü, alacağın gerçekten var olup olmadığının esastan incelenmesidir. Mahkeme sadece "itiraz haklı mı, haksız mı" diye bakmaz; tanık dinler, bilirkişi raporu alır, gerekirse keşif yapar. Yani burada her türlü delil ileri sürülebilir. Bu da iptali davasını, elinde güçlü bir belge bulunmayan alacaklı için tek gerçekçi seçenek hâline getirir.

İptali davasının üç temel şartı bir aradadır:

  • Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması,
  • Borçlunun ödeme emrine süresi içinde (7 gün) itiraz etmiş ve takibin durmuş olması,
  • Alacaklının itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde davayı açmış olması.

Bir yıllık süre hak düşürücüdür ve Yargıtay uygulamasında mahkemenin resen gözetmesi gereken bir süre olarak kabul edilir. Süre kaçırılırsa o takibe dayanan dava reddedilir; alacaklı isterse yeni bir takip başlatabilir ama eski takip düşer.

İtirazın kesin ve geçici kaldırılması (İİK m. 68, m. 68/a)

İtirazın kaldırılması, icra mahkemesinde görülen ve yalnızca belgeye dayanan bir yoldur. Mahkeme burada alacağın esasına girmez; sadece elinizdeki belgenin İİK m. 68'in aradığı nitelikte olup olmadığına, itirazın bu belge karşısında ayakta kalıp kalmadığına bakar. Tanık dinlenmez. İnceleme dar, ama sonuç hızlıdır.

Kanun burada iki ayrı durumu düzenler.

Kesin kaldırma (m. 68): Alacak; imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylı bir belgeye, resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde usulüne göre verdikleri bir belgeye dayanıyorsa, icra mahkemesi itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verebilir. Borçlu burada ancak belgeyi etkisiz kılan başka bir belge gösterebilirse itirazını ayakta tutabilir.

Geçici kaldırma (m. 68/a): Borçlu, adi bir senedin altındaki imzayı inkâr etmişse, devreye imza incelemesi girer. İcra mahkemesi imzanın borçluya ait olup olmadığını bilirkişi marifetiyle inceletir. İmzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa itirazın geçici olarak kaldırılmasına ve borçlu aleyhine para cezasına hükmedilir. Geçici kaldırma kararından sonra borçlunun belirli süre içinde borçtan kurtulma davası açma hakkı doğar.

İmzaya itiraz ile borca itiraz arasındaki ayrım tam da bu noktada hayati önem kazanır; konunun süre boyutu ve itiraz türleri için icra takibine itiraz, süreler ve itirazın iptaline ilişkin açıklamalar ayrıca incelenebilir.

İki yolu yan yana koyunca

Ölçüt İtirazın iptali (m. 67) İtirazın kaldırılması (m. 68 / 68/a)
Görevli merci Genel mahkeme (asliye hukuk/ticaret) İcra mahkemesi
Süre İtirazın tebliğinden 1 yıl İtirazın tebliğinden 6 ay
İnceleme Alacağın esası, her türlü delil Belge üzerinden, sınırlı inceleme
Belge şartı Zorunlu değil İİK m. 68'deki nitelikli belge şart
Tanık Dinlenebilir Dinlenmez
Sonucun ağırlığı Kesin hüküm (maddi anlamda) İcra hukukuna özgü; esası bağlamaz

Tablonun en kritik satırı süredir. İtirazın iptali için bir yıllık süre işlerken, itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvuru süresi altı aydır. Bu altı aylık süre kaçırıldığında kaldırma yolu kapanır; alacaklının elinde belge olsa bile artık genel mahkemede iptali davası açmaktan başka çaresi kalmaz.

Hangi belge hangi yolu açar?

Karar büyük ölçüde belgenin türüne bağlıdır.

İmzası ikrar edilmiş ya da noter onaylı bir borç senedi, çek, bono gibi kambiyo senetleri ve resmî makamların yetkileri dahilinde düzenlediği belgeler kaldırma yolunu açar. Bu belgeler "kuvvetli" sayıldığı için icra mahkemesi hızlı karar verir. Çek ve senede dayalı alacaklarda takip yolu ve zamanaşımı kuralları farklılaştığından, bu belgelere özgü ayrıntılar için çek ve senet alacağının tahsili ile icrada zamanaşımına ilişkin açıklamalar ayrıca okunabilir.

Buna karşılık altında borçlunun imzası bulunmayan bir fatura, taraflar arasında imzalanmamış bir sözleşme ya da sözlü anlaşmaya dayanan alacaklar kaldırma yoluna elverişli değildir. Bu durumda alacaklının tek seçeneği itirazın iptali davasıdır; çünkü alacağını ancak tanık, bilirkişi ve diğer delillerle ispatlayabilir.

İcra inkâr ve kötü niyet tazminatı

İki yolun ortak yanı, haksız itirazı caydıran bir tazminat mekanizmasıdır.

İtirazın iptali davasında alacaklı haklı çıkar ve alacak likit (belirli, hesaplanabilir) ise, mahkeme borçlu aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmeder (İİK m. 67/2). Likitlik, borçlunun alacağın miktarını bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu hâlleri anlatır; alacak tartışmalı ve belirsizse tazminat gündeme gelmez.

İtirazın kaldırılması yolunda da benzer bir denge kurulur. İtirazın kaldırılması hâlinde alacaklı lehine, itirazın reddi hâlinde borçlu lehine, alacağın ya da reddedilen kısmın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilebilir (İİK m. 68/a). Yani kötü niyetli itiraz kadar, dayanaksız takip de tazminatla karşılanır.

Sık yapılan hatalar

  • Elinde nitelikli belge olduğu hâlde altı aylık kaldırma süresini kaçırıp gereksiz yere uzun süren iptali davasına yönelmek.
  • Belgesi olmadığı hâlde icra mahkemesinde kaldırma talep etmek; talep belge yokluğundan reddedilir.
  • İtirazın iptali davasını genel mahkeme yerine icra mahkemesinde açmak.
  • İtirazın alacaklıya usulüne uygun tebliğ edilmediği hâlde süreyi başlamış varsaymak; tebliğ olmadan süre işlemez.
  • Likit olmayan, hesabı tartışmalı bir alacakta inkâr tazminatı beklemek.

Sık sorulan sorular

İtirazın iptali ile kaldırılması arasındaki temel fark nedir? İptali genel mahkemede açılır ve alacağın esasını her türlü delille inceler; kaldırma ise icra mahkemesinde, yalnızca İİK m. 68'deki nitelikli belgeye dayanılarak dar bir incelemeyle yapılır.

Hangi yolu seçmeliyim? Elinizde imzası ikrar edilmiş senet, çek, bono ya da noter onaylı belge varsa kaldırma yolu genellikle daha hızlıdır. Fatura veya sözlü sözleşme gibi belgelerde tek yol itirazın iptali davasıdır.

Süreler ne kadar? İtirazın iptali için itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl, itirazın kaldırılması için 6 ay içinde başvurulmalıdır. Her iki süre de hak düşürücüdür.

İtirazın kaldırılması davasında tanık dinlenir mi? Hayır. İcra mahkemesi inceleme yapar, alacağın esasına girmez; karar belge üzerinden verilir.

İmzaya itiraz edilmişse hangi yol işler? Adi senet altındaki imza inkâr edilmişse icra mahkemesi imza incelemesi yaptırır ve şartları varsa itirazın geçici kaldırılmasına karar verir (İİK m. 68/a).

İcra inkâr tazminatı her zaman alınır mı? Hayır. Alacağın likit (belirli ve hesaplanabilir) olması ve itirazın haksız bulunması gerekir; tartışmalı alacakta tazminata hükmedilmez.

Kaldırma kararından sonra borçlu ne yapabilir? Geçici kaldırma kararından sonra borçlunun, kanunda öngörülen süre içinde borçtan kurtulma davası açma hakkı bulunur.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması yollarına ilişkin somut durumunuz için bir avukata başvurmanızı öneririz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebilir.

İlgili yazılar

Tüm yazılar →
KAPAK
İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk: Süreç ve Süreler kapağı
29 MAYIS 2026

İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk: Süreç ve Süreler

Kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin gibi işçi-işveren alacaklarında ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabuluculuk zorunludur; 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi bunu dava şartı sayar. Hangi uyuşmazlıklar kapsamda, görüşmeler kaç haftada biter, anlaşamama tutanağı ne işe yarar; baştan sona anlattık.