Çalışma Alanları
VI06
Hizmet

İcra ve İflas Hukuku

İcra takibi, ödeme emrine itiraz, haciz, kambiyo senetleri ve iflas sürecine ilişkin temel bilgiler.

İcra ve iflas hukuku, alacağın devlet eliyle tahsilini ve borçlunun mal varlığının paraya çevrilmesini düzenler: icra takibinin başlatılması, ödeme emrine itiraz, haciz, satış ve kambiyo senetlerine özgü takip yolları bu alanın çekirdeğini oluşturur. Aşağıda her başlığın hangi kanun maddesine dayandığını, sürenin nasıl işlediğini ve uygulamada hangi noktalarda hata yapıldığını bulabilirsiniz. Süreç 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde yürür.

Bu sayfa konunun genel çerçevesini çizer. Her başlığın altında, o konuyu Yargıtay kararlarıyla ele alan ayrı bir yazıya bağlantı vardır.

İcra ve iflas hukuku hangi uyuşmazlıkları kapsar?

Bu alan iki büyük damara ayrılır. Birincisi, tek bir alacaklının alacağını borçlunun belirli malları üzerinden tahsil ettiği cüzi icra; ikincisi ise borçlunun tüm mal varlığının tasfiye edilip alacaklılara paylaştırıldığı iflas, yani külli icra. Günlük uygulamada ağırlık birinci damardadır: ilamsız takip, ilamlı takip, kambiyo senetlerine özgü takip ve bunlara bağlı itiraz, haciz ve satış işlemleri.

Takip türünün doğru seçilmesi sürecin gidişatını baştan belirler. Elinde mahkeme ilamı olan alacaklı ilamlı icraya, sıradan bir fatura ya da sözleşmeye dayanan alacaklı ilamsız icraya, çek veya bonosu olan alacaklı ise kambiyo takibine başvurur. Yanlış yolun seçilmesi zaman ve hak kaybına yol açar.

İcra takibi nasıl başlar? İlamlı ve ilamsız icra

İlamlı icra mahkeme ilamına (kararına) dayanır. İlamsız icra ise mahkeme kararı olmadan, para ve teminat alacakları gibi belirli alacak türleri için başlatılabilir. Takip, icra dairesine verilen takip talebiyle açılır; borçluya ödeme emri tebliğ edilir.

Bu aşamada en kritik nokta itiraz süresidir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur. İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz yolu açılır. Yetkili icra dairesi kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki dairedir; sözleşmeden doğan alacaklarda sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili olabilir. İzmir'de oturan bir borçlu bakımından takip, icra dairelerinde başlatılır.

Ayrıntılar için: icra takibi nasıl başlatılır, ilamsız icra ve ödeme emri.

Ödeme emrine itiraz ve itirazın iptali

İtiraz, yüzeyden bakıldığında basit bir dilekçe meselesi gibi görünür; oysa burada iki ayrı takvim işler ve her ikisi de hak düşürücüdür. Borçlu için ödeme emri tebliğinden itibaren 7 gün, alacaklı için itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl.

İtiraz türü, alacaklının atacağı adımı doğrudan belirler. Borca itiraz borcun varlığına ya da tutarına yöneliktir; imzaya itiraz ise belgedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıdır. Yetki itirazı ödeme emrine itiraz dilekçesinde açıkça gösterilmezse kendiliğinden dikkate alınmaz. İtiraz üzerine alacaklının iki yolu vardır: genel mahkemede itirazın iptali davası (İİK m. 67) ya da icra mahkemesinde itirazın kesin veya geçici kaldırılması (İİK m. 68-68/a). Hangi yolun seçileceğini elindeki belgenin niteliği belirler.

Bir yıllık sürenin işlemeye başlaması için borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya usulüne uygun tebliğ edilmiş olması şarttır; Yargıtay uygulamasında tebliğ olmadan sürenin işlemeyeceği kabul edilir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/13455, K. 2014/12207). Alacak likit ve muayyen ise, itirazında haksız çıkan borçlu aleyhine asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkâr tazminatına hükmedilir (İİK m. 67/2). İzmir'de ticari nitelikteki bu davalar asliye ticaret mahkemelerinde görülür.

Süreler, itiraz türleri ve tazminatı örnek kararlarla inceleyen yazı: icra takibine itiraz, süreler ve itirazın iptali.

Çek ve senet alacağı: kambiyo takibi ve zamanaşımı

Çek ile bono (emre muharrer senet) hukuken kambiyo senedi sayılır ve İİK m. 167 kapsamında hızlı bir takip yolu tanır. Pratikte işi karmaşıklaştıran fark zamanaşımı sürelerindedir.

Bonolarda zamanaşımı süresi 3 yıldır. Çeklerde ise süre, çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte yürürlükte olan yasaya göre belirlenir: 6273 sayılı Kanun'un 03.02.2012'de yürürlüğe girmesiyle süre 6 aydan 3 yıla çıkarıldı; bu tarihten önce ibraz süresi dolan çeklerde 6 aylık, sonra dolanlarda 3 yıllık zamanaşımı işler. Çekin ibraz süresi de TTK m. 796/1 uyarınca düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün, başka bir yerde ödenecekse 1 aydır.

Zamanaşımına uğramış bir senet de tamamen değersiz değildir. Temel borç ilişkisine dayalı alacak davası açılabilir; bu yolda kambiyo zamanaşımı değil, ticari alacaklar için genellikle 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır. Bir diğer yol, TTK m. 732 uyarınca açılacak sebepsiz zenginleşme davasıdır; bu dava, çekin zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen 1 yıl içinde açılmalıdır. Çek alacağına dayalı ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak ise zorunlu bir dava şartıdır.

Kambiyo takibinin işleyişini, zamanaşımını kesen ve kesmeyen işlemleri ayrıntılı ele alan yazı: çek-senet alacağının tahsili ve icrada zamanaşımı.

Haciz, satış ve paranın paylaştırılması

Takip kesinleştikten sonra alacaklının talebiyle borçlunun mal varlığı üzerine haciz konur. Haciz; taşınmaz, araç, banka hesabı, maaş ve üçüncü kişide bulunan alacak gibi değerleri kapsayabilir. Maaş haczi kanundaki oran sınırları içinde mümkündür; üçüncü kişide bulunan alacak ise ihbarname yoluyla haczedilir. Kanunen haczi caiz olmayan mallar bu kapsam dışındadır.

Haczedilen mallar icra dairesi eliyle satışa çıkarılır ve elde edilen tutar, birden çok alacaklı varsa sıra cetveline göre paylaştırılır. Alacaklının takipte pasif kalması risklidir: takip kesinleştikten sonra zamanaşımını kesen bir işlem yapılmazsa borçlu, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir.

İflas: külli tasfiye

Borçlunun tek tek malları yerine tüm mal varlığının tasfiye edilip alacaklılara paylaştırıldığı yol iflastır. İflasa yalnızca İİK'da sayılan tacir ve tacir sayılan kişiler tabidir; herkes iflas yoluyla takip edilemez. İflas, alacaklının talebiyle açılan iflas davası ya da borçlunun kendi başvurusuyla istenebilir. Mali durumu bozulan ancak henüz iflas etmemiş işletmeler bakımından, borçların yeniden yapılandırılmasına imkân tanıyan konkordato kurumu ayrı bir başlık oluşturur. Tacir olmayan borçluların elden çıkardıkları imkânsızlık halleri için ise basit usulde takip ve haciz yolları işler.

İzmir'de icra ve iflas işleri nerede görülür?

İcra takipleri icra daireleri, takibe ve hacze ilişkin şikâyet ve itirazlar ise icra mahkemeleri eliyle yürütülür. İzmir'de bu birimler faaliyet gösterir. İtirazın iptali gibi genel mahkemede görülen davalarda ticari uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde, diğerleri asliye hukuk mahkemesinde ele alınır. Yetkili icra dairesi kural olarak borçlunun yerleşim yeri dairesidir; bu nedenle İzmir'de ikamet eden borçluya yönelik takipler genellikle İzmir icra dairelerinde başlatılır.

Sık sorulan sorular

İlamsız icra her alacak için kullanılabilir mi? Hayır. İlamsız icra yalnızca para ve teminat alacakları gibi kanunda belirtilen alacak türleri için mümkündür. Mahkeme ilamına dayanan alacaklarda ilamlı icra yolu izlenir.

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür? Borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmesi gerekir. Bu süre hak düşürücüdür; geçirilirse takip kesinleşir.

İtirazın iptali davası ne kadar sürede açılmalı? İtirazın alacaklıya usulüne uygun tebliğinden itibaren 1 yıl içinde (İİK m. 67). Tebliğ yapılmadan bu süre işlemeye başlamaz.

Çek ile bonoda zamanaşımı aynı mıdır? Bugün her ikisinde de kural olarak 3 yıl uygulanır; ancak 03.02.2012'den önce ibraz süresi dolan çeklerde 6 aylık süre geçerlidir. Senedin türü ve ibraz tarihi belirleyicidir.

Zamanaşımına uğramış çekle alacağımı yine de isteyebilir miyim? Temel borç ilişkisine dayalı alacak davası (genellikle 10 yıllık genel zamanaşımı) ya da TTK m. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme davası yoluna gidilebilir. Sebepsiz zenginleşme davasının, çekin zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen 1 yıl içinde açılması şarttır.

Maaş haczi gelirin tamamına konabilir mi? Hayır. Maaş haczi kanundaki oran sınırları içinde uygulanır; gelirin tamamı haczedilemez.


Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için bir avukata başvurmanızı öneririz. Atıf yapılan kararlar konunun yargıdaki ele alınışını örneklemek içindir; güncel mevzuat ve içtihat değişebilir.

Diğer çalışma alanları